💵 USD: Yükleniyor...
💶 EUR: Yükleniyor...
🥇 ALTIN: Yükleniyor...
BTC: Yükleniyor...

30 Haziran 2026 Salı

Doha'da Kör Düğüm: Füze Gölgelerinde "Gizli" Diplomasi Trafiği

 Hafta sonu gerçekleşen karşılıklı füze saldırılarının ardından Orta Doğu’da tansiyon düşmezken, gözler Katar’ın başkenti Doha’ya çevrildi. Geçici ateşkes umutlarının ciddi yara aldığı bu kritik süreçte, hem ABD hem de İran teknik heyetleri Doha’da yapılması planlanan ama üzerinde büyük bir belirsizlik bulutu dolaşan diplomatik zirve için yola çıktı. Masada iki ülkenin doğrudan temas kurup kurmayacağı ise tam bir muamma.


Masadaki Çelişki: Trump Kararlı, Tahran Mesafeli

 Washington ve Tahran kanadından gelen açıklamalar, Doha öncesi diplomatik bir satranç oynandığını gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşme talebinin doğrudan İran tarafından geldiğini iddia etti ve zirve için "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz" ifadesini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump'ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un müzakereleri yürütmek üzere Katar'a uçacağını duyurdu.

 Madalyonun diğer yüzünde ise tam bir reddediş hakim. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Doha’ya giden heyetin sadece teknik bir misyonu olduğunu, bunun ABD tarafının programıyla uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını savundu. Bekayi, önümüzdeki günlerde Amerikalılarla hiçbir düzeyde müzakere yapılmayacağını kesin bir dille ilan etti.

 Nisan ayında ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmeyi ve İran'ın nükleer programını dizginlemeyi hedefleyen 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanması için tarafların önünde 60 günlük bir süre var. Ancak karşılıklı ihlal suçlamaları nedeniyle diplomatik ilerleme şu an tamamen durmuş durumda.

Sınırda Yeni Kriz: Lübnan’da "Ölü Doğan" Güvenlik Anlaşması

 Doha'daki nükleer ve ateşkes trafiği sürerken, 26 Haziran'da Washington'da imzalanan İsrail-Lübnan çerçeve anlaşması bölgedeki askeri dengeleri iyice sarstı. İsrail'in Lübnan topraklarında gözü olmadığını beyan ettiği bu metin, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinden çekilmesini çok radikal bir şarta bağlıyor: Hizbullah dahil tüm devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması.

 Uluslararası analistler ve bölge uzmanları, bu şartın mevcut kör düğümü daha da sıkılaştıracağı görüşünde birleşiyor:

  • Hizbullah'ın Reddi: Hizbullah lideri Naim Kasım anlaşmayı "hükümsüz bir teslimiyet belgesi" olarak nitelendirip savaşa devam edeceklerini açıklarken, örgüt kanadı kararın bir iç çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

  • Beyrut’un Çaresizliği: Lübnan hükümeti ve ordusu, Hizbullah'a silah bıraktıracak ne askeri ne de siyasi güce sahip. Meclis Başkanı Nebih Berri de metni bir uzlaşı değil, "dayatma" olarak görüyor.

  • Kalıcı Tampon Bölge Riski: Londra Ekonomi ve Siyasal Bilgiler Okulu’ndan (LSE) Fawaz Gerges, anlaşmanın uygulanamaz bir şarta dayanması nedeniyle "ölü doğduğunu" belirtti. Gerges'e göre bu durum, İsrail'in Lübnan’ın güneyinde kurduğu 10 kilometrelik tampon bölgeyi uzun vadeli ve meşru bir zemine taşıyor.

  • Netanyahu'nun Kararlılığı: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise anlaşmayı tarihi bir başarı olarak görerek, "Hizbullah silahsızlandırılana kadar o güvenlik bölgesinde kalmaya devam edeceğiz" diyerek pozisyonunu netleştirdi.

 Eski İsrail askeri istihbarat görevlisi Danny Citrinowicz'in de vurguladığı gibi; sahada hiçbir şeyin değişmeyeceği, İsrail'in geri çekilmeyeceği ve Hizbullah'ın silah bırakmayacağı statükonun devam edeceği bir açmaza girilmiş durumda.

Editör Notu

 Doha’daki ABD-İran hattı ne kadar taktiksel bir esneklik barındırıyorsa, Washington’da imzalanan İsrail-Lübnan anlaşması da o denli gerçeklerden kopuk bir katılık barındırıyor. Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını İsrail'in çekilme şartı yapmak, aslında güney Lübnan'daki İsrail işgalini süresiz olarak yasallaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Trump yönetimi bir yanda Kushner gibi ağır toplarla İran'ı masaya çekmeye çalışırken, diğer yanda sahada sahnelenen bu çözümsüz anlaşmalar Orta Doğu'da gerçek bir barışın henüz çok uzak olduğunu gösteriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Fikirlerin bizim için çok değerli! ✍️ Haberle ilgili ne düşünüyorsun? Aşağıya yorumunu bırak, topluluğumuzla tartışalım. (Lütfen saygı çerçevesinde kalmaya özen gösterin, tüm yorumları tek tek okuyoruz!)"